KUR’ÂN-I KERÎM’DE BAHSİ GEÇEN SAHÂBELERİ ZİYARET

Cübbeli Ahmed Hocaefendi Medîne-i Münevvere’de üç sahabenin bulunduğu bir makbereyi ziyaret etti. Bu kabristanda Tebuk muharebesinden geri kaldıktan sonra Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ve ashabının elli gün kendileriyle konuşmadığı daha sonra Allâh-u Te‛âlâ tarafından tövbeleri nazil olan ve Allâh-u Te‛âlâ’nın, kendilerini esirgediği, acıdığı ve tevbelerini kabul ettiği Kur’ân-ı Kerîm’in nassıyla beyan edilen üç zattan ikisinin kabri şerifleri bulunmaktadır. Bunlardan birisi Hilâl ibni Ümeyye (Radıyallâhu Anh), diğeri ise Ka‘b ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)tır. Bu zat: “Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e bir bahane uydurarak özür beyan etmemeliyim, beni ancak doğruluk kurtarır” diye düşünerek doğruyu söylemiş ve bunun üzerine Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) “Bakalım Allâh-u Te‛âlâ sizin hakkınızda ne buyurur, o zamana kadar bekleyelim” diye kendilerine beyanda bulunmuştur. İşte böylece elli gün kadar bütün dünya kendilerine dar geldikten sonra Ğassân hükümdarı tarafından kendisine: “Sizin arkadaşınız size sıkıntı veriyormuş, bize gelin size çok ikram edeceğiz” diye mektub gelince: “Esas imtihan şimdi başladı” diyerek mektubu yırtmış ve hanımlarının dahî kendilerine yaklaşmadığı bu elli gün zarfında bütün sıkıntılara tahammül etmişler ve neticede tövbeleri kabul olunmuştur. 


Ancak tevbeleri kabul olan üçüncü zat Mürâre ibni’r-Rabî (Radıyallâhu Anh) bu kabristanda değildir. (el-Buhârî, el-Meğâzî:75, no:4156, 4/1603)
Allâh-u Te‛âlâ şefaatlerine nail eylesin, onların tevbelerini kabul ettiği gibi bizlere de tevbe nasib etsin ve tevbelerimizi kabul eylesin ve ne kadar sıkıntılara uğrasak da dinimizden ve Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) in yolundan taviz vermememizi bize de onlar gibi muyesser eylesin. Âmîn. 


Bu kabristandaki üçüncü zat ise Umeyr el-Basîr (Radıyallâhu Anh)dır. Bu zat aslen âmâdır, fakat âmâ olduğu halde İslâm’ı hicveden ve hayız bezlerini mescide atan Asmâ isimli soylu bir Yahudi kadını, güçlü kuvvetli çocuklarının arasında hiç korkmadan katlettiği zaman Ömer (Radıyallâhu Anh) “Bakın bu âmâ nasıl Allâh yolunda gayret ediyor” deyince Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in: “Bilakis o Basîr (gören)dir” şeklindeki iltifatına mazhar olduğu için kendisine Basir lakabı verilmiştir. (Burhâneddîn el-Halebî, es-Siyratü’l-Halebiyye, 3/222; İbnü Hacer, el-İsâbe, 4/599)

« Tüm haberler için tıklayınız.